VUSLAT DERGİSİ’DEN LAİKLİĞİ

02-06-2016 0 Yorum Haberler

Eğitim Kültür Düşünce Dergisi, Vuslat Haziran sayısında, “Laiklik, Allah’ın Nizamına Başkaldırıdır” manşetiyle çıktı. Dergide, Abdurrahman Dilipak, Mustafa Çelik, Faruk Köse ve Fatih Oruç, “Laikliği” eleştiren ve red eden yazılar kaleme aldılar.

 Derginin editör yazısında Ziya Gündüz, ‘Cumhuriyetin kurulmasına öncülük eden kadrolar,

 
laikliğe karşı gelen herkesin yüreğine korku virüsleri saldılar. Nitekim tarihe baktığımızda,
 
Türkiye topraklarında, laikliği kabul etmeyen İslâm âlimleri, ya idam edildiler ya sürgün
 
edildiler. Bir kısım ulemâda köşesine çekilmek zorunda kaldı. İskilipli Atıf Hoca’yı kim idam
 
etti? Mehmet Akif Ersoy niçin Mısır’a sürgün edildi? Erzurumlu Şöhret Ana, (Şalcı Bacı)
 
şapka kanunu uğruna idam edilmedi mi? Laik anayasada, “şapka kanunu” halen yürürlükte
 
değil midir?’ diye soruyor.
 
Gazeteci-Yazar Abdurrahman Dilipak, “Bir Fransız İstisnası Olarak Laiklik” başlıklı
 
yazısında, Şunu açıkça belirtelim ki, laiklik din devlet ilişkisi düzenlemez. Objesi kilise ve
 
devlettir. Kilise Vatikanı ifade eder ve Vatikan egemen bir devlettir. Düalist düşünce ürünü
 
olan bu yaklaşım Tevhid inancı ile bağdaşmaz. Laiklik bu anlamda varlık ve meşruiyetini
 
İncil’den alan bir kilise kurumudur.. Bu gerçeklerden yola çıkarak, Türkiye gibi bir ülkede
 
laiklik uygulaması, ‘Erkekler için Doğum yasası’ çıkartmaktan daha farklı ya da anlamlı
 
olmayacağını dile getirdi.
 
“Laik Vahşet” kitabının Yazarı Faruk Köse, “Laik Devrimler Hukuken Geçersizdir” isimli
 
yazısına laiklik nedir? Soruyla başladığı yazısında, laikliğin şeytani ve vahşi bir ideoloji
 
olduğunu dile getirdi. Köse, Lâiklik ise Anayasaya 5 Şubat 1937’de girdi. Yapılan
 
değişiklikle, Anayasanın 2. maddesine M. Kemal’in 6 ilkesi yazıldı. Bu 6 ilkeden biri de
 
Laiklik idi.
 
Demek oluyor ki, kuruluşundan 1937 yılına kadar, 14 yıl boyunca Türkiye Cumhuriyeti
 
Anayasal olarak Lâik Devlet değildi. 1928’e kadar Şeriat Devleti olarak kalmış, bu tarihte
 
Şeriat devleti olma özelliğine son verildiği halde, 1937’ye kadar, devletin Lâik olduğuna dair
 
bir Anayasal düzenleme yapılmadığını hatırlattı. Faruk Köse, yazısında laikliğin devrimlerin
 
çarpıklığını, laikliğin neden red edilmesi gerektiğinin altınız çizdi.
 
Yeni Akit Yazarı Mustafa Çelik, Vuslat Dergisi için kaleme aldığı yazısında, “Laiklik,
 
Allah’sız bir dünya kurmanın savaşıdır. Hiçbir karesinde ve kademesinde, hiçbir kurum ve
 
kuruluşunda Allah’ın dininin amir olmadığı devletin kavgasıdır. Laiklik sadece devleti
 
İslâm’sız kılmanın değil, toplumu da Müslüman’sız kılmanın kavgasıdır”dedi.
 
Dergi de dosya konusunun son yazısı olan Araştırmacı- Yazar Fatih Oruç’un kaleme aldığı,
 
“İslâm, Laiklik Ve Türkiye” makalesinde, İslam Devleti ile Laik Devlet karşılaştırması
 
yaptığı yazısında, “İslâm Devleti’nde, birey ile devlet arasındaki hukukî ortak sözleşme
 
Kur’ân ve Sünnet’tir. İslâm, bütün kurum ve kurallarıyla ancak İslâm Devleti’nde yaşar.
 
Demokratik-laik yönetimlerde bu uygulama yoktur” yasak olduğunu ifade etti.
 
 
 
Ayrıca Vuslat Dergisi’nde, Hüseyin K. Ece, Ahmet Varol, Abdullah Dai, Süleyman Gülek,
 
Halil Kara, Levent Selçuktekin ve Seyfulislam Çapanoğlu yazıları yer almaktadır.
 
Dergi hakkında detaylı bilgi için: 0(216) 612 78 22 web: www.vuslatdergisi.com

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.